ÖZKAN BOSTANCI

..::CİHAN TÜRK OLSUN::..

Tanrı dağı kadar Türk,
Hıra dağı kadar Müslümanım.

WEB SAYFAM

BLOGUM-1

BLOGUM-2

BLOGUM-3

BLOGUM-4

http://ozkanbostanci.blogcu.com/

DOST SİTELER

ÖK - DER

RADYO MASAL

Google Gruplar
CiHAN TÜRK OLSUN

grubuna kayıt ol

E-posta:

Bu grubu ziyaret et

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....

YÜREĞİM ALLAH VE VATAN AŞKI İLE YANAR

TÜRK'LÜĞÜ ONUR SAYARIM


10/11/2009 - NUR OLASIN EY KOCA ATATÜRK


ATAM SENİ RAHMETLE ANIYOR, ÖZLÜYOR VE ARIYORUZ.

Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı.

1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı.

Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi.

Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.

Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı.

Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı.

Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü.

Ülkü edindiği millî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı.

Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu.

26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti.

Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu.

Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi.

Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti.

İstanbul'a gelen Romanya kralı ile görüştü.

Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti.

4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti.

Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi.

Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu.

O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu.

Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı.

Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu.

Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara'ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı.

29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu.

"Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir.

Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük milletimizin tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek, Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.

Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı.

Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu.

Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı.

Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti.

Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı.

Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti.

Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.

Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi.

8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı.

Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı.

Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu.

Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu.

Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı.

Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı.

Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü.

Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek,
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler.

16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu.

Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti.

Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı.

On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü.

Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi.

Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit'e getirdi.

Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu.

Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi.

Atatürk'ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkam, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu.

Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı.

Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu.

Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı.

10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi.

Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi.

NUR OLASIN EY KOCA ATATÜRK.

SENİ RAHMETLE ANIYOR, ÖZLÜYOR VE ARIYORUZ.


      Özkan BOSTANCI


ATATÜRK DİYOR Kİ;

- Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

- Bu dünyadan göçerek TÜRK milletine veda edeceklerin çocuklarına, kendisinden sonra yaşayacaklara son sözü şu olmalıdır:

" Benim TÜRK milletine, TÜRK cemiyetine, TÜRKLÜĞÜN İSTİKBALİ'ne ait ödevlerim bitmemiştir!.. Siz onları tamamlayacaksınız!... Siz de sizden sonrakilere, benim sözümü tekrar ediniz!.."

- Bu sözler bir ferdin değil, bir TÜRK MİLLETİ duygusunun ifadesidir... Bunu her TÜRK bir PAROLA gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir... Her TÜRK ferdinin son nefesi, TÜRK MİLLETİNİN NEFESİNİN SÖNMİYECEĞİNİ, ONUN EBEDÎ OLDUĞUNU göstermelidir!..(34)

- YÜKSEL TÜRK!.. SENİN İÇİN YÜKSEKLİĞİN HUDUDU YOKTUR!.. İşte PAROLA budur!.. Bu ÜLKÜ'müzü açıkça ifade etmeliyiz!.. Onu imanla duymalı ve onu hiç yılmadan takip tmeliyiz.

- TÜRKÇÜLÜK bir bayrak gibidir... Bu bayrağı VATAN'ın her köşesinde durmadan dalgalandırmak, her TÜRK'ün İLK ve MİLLÎ VAZİFE'sidir!..

- Benim yaradılışımda FEVKALÂDE olan bir şey varsa, TÜRK olarak dünyaya gelmemdir!...

- Benim hayatta YEGÂNE fahrim, servetim TÜRKLÜK'ten başka bir şey değildir!..

- TÜRK MİLLETİ'NİN KARAKTERİ YÜKSEKTİR!.. TÜRK milleti ÇALIŞKANDIR!.. TÜRK milleti ZEKİDİR!.. TÜRK milleti MİLLÎ BİRLİK ve BERABERLİK ile güçlükleri yenmesini bilmiştir.
(29.10.33)
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
--
      Özkan BOSTANCI

Yorum yaz!

2009-11-11 02:18:46 - ATATÜRK

Yazan: isimsizgülhan
Bu gün öksüz çocuklar gibiyiz.Ne kadar büyük bir dahi.hayran olmamak elde degil.Atatürk bizim en degerli hazinemiz kutsal bir varligimiz. Ne mutlu bana ki bir Atatürk kadiniyim. Yüzyilin dahisidir Mustafa Kemal Atatürk. Yeryüzüne onun gibisi gelmemistir daha. Bizler çok sansliyiz bu konuda.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

DESIGNED BY GULLEREVURGUN

şmanım, düşmanlığından vazgeçinceye kadar, ben de onun amansız düşmanıyım.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Kategoriler

Son Yazılarım

VE YİNE...
BAYRAM KUTLAMASI
CEHENNEME DUVAR, CENNETE YOL OLSAK!..
GERÇEK 1937-1938
DERSİMİZ "DERSİM" GERÇEĞİ
KÜRT İSYANLARI VE AŞİRET DÜZENİ
PEZEVENKLER!..
AZİZ TÜRK MİLLETİ
KAFATASÇI, IRKÇI, FAŞİSTLER!..
YÜZLEŞMEYE YÜZÜNÜZ VAR MI?!!
KÜRT İSYANLARINA KATILANLARIN HEPSİ KÜRT DEĞİLDİ
ATATÜRK VE ÜLKEYİ YÖNETENLER
Bülent Arınç diyor ki; BU GÜNÜN KUTSALLIĞI YOK! (10 Kasım 2009)
NUR OLASIN EY KOCA ATATÜRK
SÖNMEYECEK ATEŞ CUMHURİYETİMİZİN 86'INCI YILI KUTLU VE BAKİ
KİMDİR ŞEYH SAİD?!!
TÜRK'E KARŞI SİNSİ PLAN TürkBirDev FESATI - Dr. Mustafa MORK
TÜRK'E KARŞI SİNSİ PLAN TürkBirDev FESATI SEFER ÖZDEMİR YALV
TÜRK'E KARŞI SİNSİ PLAN; TürkBirDev FESATI
VATAN, BAYRAK, İMAN DİYENLERİN BAYRAM KUTLAMASI
GAZİ'LERDEN SELAM (19 Eylül GAZİ'LER Günü)
TARAFIMA YAPILAN SALDIRIYA ZORUNLU AÇIKLAMA
SÖNMEYECEK ATEŞ, ŞEREF VE NAMUSUMUZ 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ
ATATÜRK AÇILIMINI 72 YIL ÖNCE YAPMIŞTIR, BİZİM AÇILIMIMIZ BUDUR!
AÇILIM FALAN HİKAYE, AMAÇ CUMHURİYET-İ KÜRDİYE(!)